Antimikrobiyal dirençle (AMD) mücadele

Özlem Yurtçu, annesinin başarılı geçen ameliyatı sonucu hastane enfeksiyonu kapıp hayatının tamamen değişeceğini hiç beklemiyordu. Bunu hiçbirimiz beklemeyiz.  Ancak AMD, birgün herkesin başına gelebilir ve maalesef bu küresel sağlık sorunu gitgide daha yaygınlaşmaktadır.
“Antibiyotiklere ya Bilinç gelişir ya da Direnç” kampanyası, AMD ile mücadele edilmesinin gerekli olduğu bilincini artırmayı amaçlamaktadır. Bu kolektif mücadele, sağlık çalışanlarının, meslek örgütlerinin, karar vericilerin, sağlık kurumlarının ve AMD ile mücadele eden hastaların, ailelerinin rollerine ve etkilerine dikkat çekecek; onların hikayelerine ve ifadelerine yer verecektir.

Antibiyotik direnci hakkında bilinç geliştirmek ve farklı paydaşları harekete geçirmeyi teşvik etmek için kampanyaya katılmanızı ve hikayenizi paylaşmanızı arzu ederiz. Çünkü AMD bir gün hepimizin başına gelebilir.





AMD nedir?

Antimikrobiyal direnç, mikroorganizmaların (bakteri, mantar, virüs veya tek hücreliler gibi) antimikrobiyal ilaçların etkilerini ortadan kaldırarak, bu ilaçların etkisiz hale gelmesine neden olmasıdır.[1]
AMD dünya üzerindeki her yaştan herkesi etkileyebilir.

Referans: World Health Organization. What is antimicrobial resistance? Available at http://www.who.int/features/qa/75/en/. Accessed September 26, 2018.



Prof. Dr. İlker Devrim

Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

Placeholder

Çocuk Enfeksiyon Uzmanı olarak, her geçen gün çocuk hastalarımızda, antimikrobiyal ilaçlara karşı dirençli bakteriler ile enfeksiyonlarda artış görüyoruz. Bu bizim için çok önemli, çünkü çocuklardaki durum yetişkinlerin bir yansıması olarak görülmeli.

Antimikrobiyal direnç gelişmesini engellemek veya en azından geciktirmek bizlerin elinde.

Doğru ve hızlı tanı sayesinde, doğru antimikrobiyal tedaviye erken başlanabilir. Hastanın hayatını kurtarmasının yanında, uygunsuz antibiyotik kullanımını engeller ve enfeksiyonun kontrol altına alınmasını sağlar.

Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmak adına, en önemli yapmamız gerekenlerin başında antimikrobiyal direnç gelişmini engellemek gelmeli, bu hepimizin sorumluluğu...

Özlem Yurtçu Karabulut

Sağlık Muhabiri - Hasta Yakını

Placeholder

Antibiyotik direnciyle, annemin beyin kanaması geçirip ameliyat sonrası hastane enfeksiyonu kapması ile tanıştık. Çok başarılı bir anevrizma ameliyatıyla hayata döndürülse de enfeksiyon sonucu post-op menenjit gelişti. İki farklı hastanede 4,5 ay sepsis tedavisi gördü. Alması gereken asıl tedavileri, enfeksiyon komplikasyonları nedeniyle alamadı. Bu süreçte konuşması dahil tüm fonksiyonlarını yitirdi.

Yine de bakterilerden daha dirençli çıkıp yaşamayı başardı! Ama bu mücadelede çok ağır kayıplar verdik. Yatağa bağımlı kaldığı için 12 yıldır anneme “annelik” yapıyoruz. Binlerce hasta ise bu savaşı daha baştan kaybediyor. Sepsis’in asıl faili aslında bakteriler değil, hepimiziz! Biz hasta yakınlarının bilinçsiz davranışları, sağlık personelinin eksik ya da hatalı tutumları veya hastanelerdeki yetersizlikler, hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde en büyük engel. Bu konuda toplumun her kesiminde bilinç yaratmaya yönelik her türlü çalışmaya destek veriyorum!


Prof. Dr. Zeynep Gülay

KLİMUD Antibiyotik Duyarlılıkların
Saptanması ve İzlenmesi
Çalışma Grubu Başkanı

Placeholder

Biz, laboratuvara verdiğiniz örnekte, sizi hasta eden mikropları bulan ve hangi antibiyotik ile tedavi olabileceğinizi araştıran “Tıbbi/Klinik Mikrobiyoloji” uzmanlarıyız. Bizim bir mesajımız var!

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar… Oysa antibiyotikler sadece bakterileri yok eder, o da eğer bakteri dirençli değilse!!!

Farklı antibiyotikler yalnızca belli mikropların tedavisinde kullanılabilir. Yani, komşunuzu iyi eden bir antibiyotik, sizi hiç iyi etmediği gibi vücudunuzdaki mikropların direnç geliştirmesine yol açarak daha da hasta olmanıza neden olabilir! Bakteriler bir antibiyotiğe direnç kazandıktan sonra diğer antibiyotiklere de direnç geliştirir, onları da kendileri gibi dirençli hale getirirler! Direnç böylece yayılır!

Direnç, her geçen gün bakteriler arasında aktarıldığı gibi insanlar arasında da aktarılmakta. Yanlış antibiyotik kullanmayan hastalar, yeni doğan bebekler bile dirençli bakteriler ile hastalanmakta. Sebebi ise komşumuzun, arkadaşımızın, akrabamızın BİLİNÇSİZ, KONTROLSÜZ, GEREKSİZ kullandığı antibiyotikler!

Çözüm ne?

Doktorunuz tarafından gerekli testler yapılıp reçete edilmediği sürece antibiyotik kullanmamak!

Antibiyotikleri size söylenen dozda ve sürede kullanmak!

Kimseden antibiyotik almamak ve kimseye antibiyotik vermemek!

Unutmayın:
Antibiyotiğe ya Bilinç gelişir ya da Direnç!

Prof. Dr. Z. Ceren Karahan

KLİMUD Yönetim Kurulu Üyesi

Placeholder

Bir teyzem var. Adı Melek, 75 yaşında. Melek teyzemin, kendi yaşındaki birçok akranı gibi, çeşitli sağlık sorunları var. Tansiyonu var mesela, her gün ilaç içiyor. On yılı aşkındır şeker hastası, önceleri ilaç içiyordu, artık insülin iğnesi yapıyor. Romatizması var, eklemleri ağrıyor; hele hava bozmaya görsün, dizlerinin ağrısından kımıldayamıyor. Eh tabii, romatizma ilaçlarını hiç ihmal etmiyor. Geçen hafta ateşi çıkmış Melek teyzemin, paçavraya dönmüş, kolunu bacağını oynatamaz olmuş. Komşusu bir taş çorba getirmiş, bir de çabucak iyileşsin
diye kendine çok iyi gelen bir antibiyotik vermiş. Üç beş tane kalmış kutuda ama kendi de zaten üç taneyle iyi olmuş!
Şimdi size soruyorum: Melek teyzemin kullandığı ilaçların hangisini sizin de kullanmanız gerekirse tedaviniz basarısız olabilir?

AN Tİ Bİ YO TİK tabii ki! BİLİNÇSİZ, KONTROLSÜZ, GEREKSİZ antibiyotik kullanımı iyilik değil, felaket getirir! Vücudumuzdaki ve çevremizdeki bakterilerin direnç geliştirmesine ve dirençli bakterilerin yayılmasına yol açar. Kısacası, doktora danışmadan içtiği antibiyotik sadece Melek teyzemin sağlığını tehdit etmez, hepimiz için risk oluşturur! Çünkü dirençli bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların tedavisi hem daha zordur hem de daha pahalıya mal olur.

Kendimizi, sevdiklerimizi ve tüm çevremizi korumak için antibiyotik duyarlılıklarını ortaya koyacak laboratuvar testlerini yaptırmalı, doktor reçete etmediği sürece antibiyotik içmemeliyiz.

Unutmayın:
Antibiyotiğe ya Bilinç gelişir ya da Direnç!

Prof. Dr. Deniz Gür

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti - Antibiyotik
Duyarlılık Test Standardizasyon Çalışma Grubu Başkanı

Placeholder

Doğru antibiyotiği kullanmak için test yaptırmalıyız. Antibiyotikleri test sonucuna göre hekim
reçete etmelidir.

Test yap, Yanlış yapma!

Doç. Dr. Serap Süzük Yıldız

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti
Yönetim Kurulu Üyesi

Placeholder

Hem insanda hem de tarım ve hayvancılıkta bilinçsiz antibiyotik kullanmak dirence neden olur. Her alanda antibiyotiği AKILCI kullanmalıyız. Dirence yönelik halk, hekim, çiftçi el ele mücadele etmeli!

Antibiyotiğe ya Bilinç gelişir ya da Direnç!


Dünyadaki en yüksek antibiyotik kullanım oranı Türkiye’dedir*

*OECD 2014 Sağlık İstatistikleri





AMD dünyanın neresinde olursa olsun,

her yaştan herkesi etkileyebilir.




Türkiye antimikrobiyal direnç sorununun görüldüğü

dünyadaki ikinci ülkedir*

*TEPAV 2014, Türkiye’de Antimikrobiyal Direnç, Ekonomik Değerlendirme ve Öneriler






AMD’nin 2050 yılında dünya genelinde

kanserin günümüzde yol açtığı ölümlerden daha fazlasına sebep olabileceği öngörülüyor


  1. 1
  2. 2
  3. 3
  4. 4


Placeholder

AMD’nin insan sağlığına olan ciddi etkilerine dikkat çekmek ve bu ciddi küresel halk sağlığı sorunuyla mücadele etmek için geniş ve topyekün bir farkındalık çalışması gerekmektedir.




Fotoğrafını çek ve tüm dünyayla paylaş

Kampanya sloganıyla özçekim gerçekleştirin ve #Antibiyotiklerebilincgelistir etiketiyle sosyal medya kanallarında yayınlayın

İndir

Siz de AMD ile mücadele ediyor musunuz?